|
Hakka Suresi 14
Ve humiletil ardu vel cibâlu fe dukketâ dekketen vâhıdeh(vâhıdeten).
1. ve humilet(i) : ve taşındı, kaldırıldı
2. el ardu : arz, yeryüzü
3. ve el cibâlu : ve dağlar
4. fe : böylece, o zaman, olduğu zaman
5. dukketâ : parçalandı
6. dekketen : çarpış
7. vâhideten : bir, tek
İmam İskender Ali Mihr : Ve yeryüzü (arz) ve dağlar yerlerinden kaldırılıp, tek bir çarpışla parçalandığı zaman.
Diyanet İşleri : (13-15) Sûra bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve yeryüzü ve dağlar, bir kerecik birbirlerine çarpıp dağılınca.
Adem Uğur : Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
Ahmed Hulusi : Arz (bedenler) ve dağlar (benlikler) kaldırılıp da tek darbeyle darmadağın edildiklerinde;
Ahmet Tekin : Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp dehşetle bir defa çarpışarak, un ufak edildiği, lavlar fışkırdığı zaman olacak olur.
Ahmet Varol : Yer ve dağlar kaldırılıp bir çarpışla birbirine çarpıldığı zaman,
Ali Bulaç : Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
Ali Fikri Yavuz : Yer ve dağlar kaldırılıp da bir çarpılış çarpıldıkları zaman,
Bekir Sadak : (13-15) Sura bir ufurus ufuruldugu, yer ve daglar kaldirilip bir vurusla birbirine carpildigi zaman, iste o gun olacak olur, kiyamet kopar.
Celal Yıldırım : Yerküre ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek çarpılışla paramparça edildiğinde,
Diyanet İşleri (eski) : (13-15) Sura bir üfürüş üfürüldüğü, yer ve dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığı zaman, işte o gün olacak olur, kıyamet kopar.
Diyanet Vakfi : (13-15) Artık Sûr`a bir defa üflendiği, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman, işte o gün olacak olur (kıyamet kopar).
Edip Yüksel : Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpılıp darmadağın edildiği zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır : O yer ve dağlar yükletilip arkasından da bir çarpılış çarpıldılar mı bir daf`a
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : o yer ve dağlar yükletilip arkasından bir çarpılış çarpıldıklarında,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
Fizilal-il Kuran : Yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir çarpışla birbirlerine çarpıldığı zaman,
Gültekin Onan : Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
Hasan Basri Çantay : yerle dağlar yerlerinden kaldırılıb da yekdiğerine bir çarpışla hepsi toz haaline geldiği (zaman).
Hayrat Neşriyat : (13-15) Artık Sûra bir üfleyişle üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyâmet kopmuş)tur!
İbni Kesir : Yer ile dağlar kaldırılıp bir vuruşla birbirine çarpıldığında,
Muhammed Esed : yeryüzü(nün) ve dağlar(ın) bir tek darbe ile yerlerinden sökülüp parçalandıkları (anı)!
Ömer Nasuhi Bilmen : (13-14) Vaktâ ki Sûr`a bir üfürülme ile üfürülmüş olur. Ve yer ve dağlar yerlerinden kaldırılmış ve birbirine bir çarpışla çarpmış, darmadağın olmuş bulunur.
Ömer Öngüt : Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine şiddetle çarpılarak darmadağın edildiği zaman.
Şaban Piriş : Yer ve dağlar kaldırılıp birbirine çarpıldığı zaman.
Suat Yıldırım : (13-14) Artık Sûr`a kuvvetle üflendiğinde, yer ve dağlar yerlerinden kaldırılıp bir tek darbe ile çarpılıp paramparça edildiğinde,
Süleyman Ateş : Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,
Tefhim-ul Kuran : Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından da tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.
Ümit Şimşek : Yer ve dağlar kaldırılıp tek bir darbeyle parçalandığında,
Yaşar Nuri Öztürk : Yer ve dağlar yükletilip birbirine bir çarpılışla parça parça edildiğinde,
|